reklam reklam
Ana Sayfa Bizden Haberler, Genel, Mahallelerimiz, Yazarlarımız 10.07.2013 790 Görüntüleme

Akkuzulu Sevdalısı Bir Meşe

Akkuzulu Sevdalısı Bir Meşe

Sıcak havalardan bunalmış, tepelere doğru yürümeye başlamıştım. Yukarılara çıktıkça rüzgâr daha serin esmeye başlamıştı. Yukarılarda mahallenin muhteşem manzarası insanı büyülüyordu. Yıllardır tepelere tırmanmadığım için çok çabuk yorulmuştum. Bir kenara çökmüş dinleniyordum. Birden rüzgârın nefesine karışmış bir fısıltı duydum.

-İnsanoğlu, insanoğlu diyordu sanki rüzgârın sesinde bir ses.

Galiba birisi bana şaka yapıyordu. Çevreyi incelemeye başladım. Yakınlarda ne bir insan ne de bir hayvan vardı.

-İnsanoğlu sağına soluna ne bakınırsın, bakınsan da göremezsin ya, görsen de önemsemezsin ya dedi aynı ses. Ah bu insanoğulları gördükleri kadar duyduklarına da önem vermiyorlar diyerek derin bir nefes aldı. Artık görün bizi, bizim de sizi gördüğümüz gibi…

İyiden iyiye şaşırmış nutkum tutulmuştu. Gördüklerim bir hayal miydi, yoksa aklımı mı yitiriyordum?

-Şaşkın insanoğlu bak bana, ben karşında duran küçük meşeyim dedi.

Ağaçlar konuşabilir mi diye sordum.

Tabi ki konuşur ama siz dinlemesini, anlamasını bilmezsiniz dedi.

Peki, şimdi nasıl anladım seni diye sordum.

Sen beni anlamadın ben sana kendimi anlattım dedi. Baktım insanoğlu beni anlamayacak, ben onların dilini öğreneyim dedim dedi ve anlatmaya başladı.

Şimdi bende size onun ağzından yazıyorum…

Nereden başlayayım anlatmaya insanoğlu nereden. Yıllar önce burası henüz küçük bir köy iken, benim gibi binlerce meşe ağacı yaşarmış bu dağlarda. Birbirlerine yar olurlarmış yaren olurlarmış. Birbirlerine gölge olur, binlerce hayvana, bitkiye, böceğe yuva olurlarmış. Güzel muhabbetler ederlermiş. İnsanoğlu her ihtiyaç duyduğunda kâh hayvanına yem kâh ocağında, sobasında yakacak etmiş meşeleri. Böylece bütün meşeler bir bir yok olmuş.

Bende nasıl kalabilmişim bilmiyorum. Konuşacak bir meşe bulamayınca derdimi anlatmak için insanoğlunu seçtim. Dilinizi öğrenmek için yıllarca sizi gözetledim, dinledim…

Henüz sabah olmadan okunan ezan sesiyle uyanmaya başladım. Benden başka kimse uyanık değildir diye düşünürdüm. Ama dinledikçe mahallede yaşayan insanların birçoğunun uyanık olduklarını fark ettim. Henüz tan yeri ağarmadan camiye giden insanları işitiyordum. Camiye gidiyorlar çok geçmeden evlerine dönüyorlardı.

Güneş yüzünü göstermeye, tan yeri ağarmaya başlayınca mahallede ilk önce “Çataltepe’yi” selamlardı. Güneşle birlikte bende selamlardım. Sonra yavaş yavaş gözümü “Nuzla’dan” “Ulupınar’a” çevirirdim. Çubuk’u, Eğerci’yi, Cücük’ü seyre dalar, sonrasında gözümü “Karaçalıardı’ndan” “Gölcük Bağı’na” çevirir ve seyrimi tamamlardım. Sıra mahalle halkını seyre gelirdi. Onlar bilmezlerdi benim onları izlediğimi.

Sabahın çok erken saatlerinde cümle mahalle halkı işe koyuluyordu. Çok çalışkan insanlardı anlaşılan.
Mahalle bayram yerine dönüyordu her sabah. Ya Allah, Bismillah diyen işine dört elle sarılıyordu. Kimsi hayvanları yemlemeye, kimsi sabah yemeği hazırlamaya, kimisi tırpan çekiçlemeye, kimisi de traktörüne binip bir yere gitmeye başlıyordu…

Günlerce takip ettim ve hala ediyorum, günüm onlarla güzel, günüm onlarla anlamlı hale geliyor. Daha birçok şey değişti mahallede…

Daha önceleri ağırlıklı olarak buğday, fiğ ekimi ve büyük baş hayvancılık yapılırdı; son zamanlarda çok fazla çeşitli ürünler yetiştirilmeye başlandı. Her taraf domates, biber, fasulye, mısır, kavun, karpuz, salatalık tarlalarıyla doldu. Ayrıca yıllar önce bırakılan bağlara yeniden üzüm bağları dikilmeye başlandı, tepe tarlalar meyve ağaçlarıyla bezendi.

Dua ediyorum Rabbim’e her gün; bu güzel, temiz insanları korusun, ürünlerini bereketli eylesin, kıtlık çektirmesin diye. Henüz benim çok yakınımda ağaçlar olmasa da umut ediyorum. Kim bilir belki bir gün,  bu çalışkan insanlar buralara da gelirler, bu güzel tepeleri meşe ile süslerler.

Akın RÜYAOĞLU 09.07.2013

akkuzulu sevdalisi mese

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

reklam
reklam
reklam
Tasarım | aksiyonreklam.com