Ankara
İmsak 05:32
Güneş 06:55
Öğle 13:03
İkindi 16:22
Akşam 19:01
Yatsı 20:18
İmsaka son --:--
blank
Tıklanma: 5

BİR AVUÇ TOPRAK

Toprak ile ilgili herkesin tanımı farklı olabilir. Toprak en basit tanımıyla üstünde yaşadığımız yer midir? Yok, bu kadar basit bir tanım olamaz. Toprak kutsaldır. İnsanoğlu tarih boyunca üzerinde yaşadığımız bu kutsal yerler için birçok bedeller ödemiştir. Halk olarak yaşadığımız bu toprak içinde atalarımız çok bedeller ödemiştir. Anadolu en eski yerleşim yerlerindendir. Tarih boyunca birçok medeniyet, birçok topluluk bu kutsal topraklar için savaşmıştır. Kanlarla sulanmış bu bereketli topraklarda bin yıldır bizim türkümüz söylenmektedir. İstiklal şairimiz Mehmet Akif ne güzel dile getiriyor. Bastığın yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altında binlerce kefensiz yatan. Sen şehit oğlusun yazıktır incitme atanı. Verme dünyaları aslanda bu cennet vatanı. Toprak vatan olduğu kadar aynı zamanda bir yardır. Âşık Veysel’in tabiriyle sadık bir yardır. Çoğumuzun sevdiklerini de almıştır. Kara toprak diye de özel bir ad vermişizdir. Artık sevdiklerimize bir daha dokunamamanın verdiği üzüntü ile toprağına dokunmuş yüz sürmüşüz, çiçekler ekmişizdir. Hatta bir kavanoz toprak alıp yatağımızın başucuna koymuşuzdur. Ölüm zor olsa da kimi insanlar toprak olacakları günü beklerler. Aslında sadece beşeri sevdiklerimize değil en önemlisi bizi topraktan var edip yine toprağa gönderen Rahman’a Rabbimize kavuşacağımız büyük gündür. Toprak olmak kaçınılmaz bir son, bir başlangıçtır.

 Buram buram toprağın kokusunu içine çekmek gibisi var mı? Bize ekmek, su ve yaşam gibi birçok fonksiyonu veren yine o değimlidir. Ona bu enerjiyi veren yüce rabbimiz her şeye kadirdir. Unutmayın “Bir avuç altının olacağına, bir avuç toprağın olsun” altın biter, ama toprak öylemi! Altın da topraktan çıkar. Kim bilir belki o da bizim gibi bir gün toprak olacaktır…  Esen kalın…

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Tıklanma: 3

Bizim yönümüz bilim ve şanlı tarihimiz

Türk tarihi dünya tarihinin temelini, gelişmesini ve geleceği inşasını gösterir. Türklerin tarih sahnesinde olmadığını varsayarsak dünya tarihi boş bir kağıt parçası haline gelir. Atın evcilleştirilmesi, kadın hakları( kadının kurultayda, yönetimde söz sahibi olması), zulmedenin cezalandırılması, mazlumun korunması, savaş hukuku gibi konular Türk tarihinde bütün dünya devletleri tarihinden önce hayata geçirilmiş ve uygulanmıştır. Türkler bu gelişmeleri yaşarken Avrupa tarihi bağnaz, üç beş seçilmişin(soylunun) hegemonyasında açlık, kölelik ve zulmü yaşamaktaydı. Özendiğiniz Avrupa’nın özenilecek nesi var ki. Medeniyet dersen kendi tarihine bak, temizlik dersen kendi tarihine bak, bilim dersen kendi tarihine bak( el cezeri, Biruni, Farabi, Harezmi, Ali Kuşçu, Takiyüddin, Nizamül mülk, Tonyukuk, İbnül Heysem). Dünya medeniyetlerin çoğu bu bilim insanlarının keşiflerini, çalışmalarını araştırıp uygular iken biz neden Avrupa’dan alalım. Kendimize geldiğimizde tarihimize baktığımızda nasıl Selçuk Bayraktar’ların, Necmettin Erbakan’ların, Nuri Killigil’lerin, Mahmut Faruk Akşitlerin yetişeğini görüyoruz. Yönümüz ne batıdır ne doğu, yönümüz bilim ve köklü tarihimiz olmalıdır. Hepinize selamlar, sağlıcakla kalın….

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.