Ankara
İmsak 05:36
Güneş 06:59
Öğle 13:03
İkindi 16:21
Akşam 18:58
Yatsı 20:16
İftara son --:--
blank
Tıklanma: 2

Dağ Meyvesinde Kıtlık Yaşanıyor

Dağ köylerinde yetişen dağ meyveleri şehir merkezinde satışa sunuldu.

Çubuk’un yüksek dağ köylerinde yetişen kış mevsimin habercisi olarak bilinen ahlat, dağ eriği, dağ armudu ve alıç meyvesi toplanıp köylüler tarafından satılmaya başladı.

Doğal hayatta ve natürel olarak kayalık yerlerdeki ormanlarda yetişen dağ meyveleri sonbahar mevsiminde vatandaşların rağbet ettiği meyveler arasında yer alıyor.

Ahlatı ölçekle, alıcı da tespih şeklinde dizip halka şeklinde tanesini 3 TL’den satan Ramazan Harman (49), bu yıl dağ meyvelerinin hiç olmadığına yakınarak: “Önceki yıllarda meyveler dağın bir tarafında olurken, diğer tarafında olmuyordu. Bu yıl dağ meyvelerini afet ve soğuk vurdu. Allah tarafından bu sene hiç dağ meyvesi olmadı. Elimizdeki bu meyveleri de sadece Ovacık Mahallesi dağlarında bir kaş ağaçtan çok az miktar da bulabildiğimiz ürünler, bundan başka yok. Gelecek sene bereketli olmasını ümit ediyoruz” diye konuştu.

Alıç hakkında birçok bilgi öğrendiğini belirten Harman: “ Bu meyve, hafif ekşimsi lezzetli bir meyvedir. Daha çok kalp ve damar hastaları tercih etmekte. Sinir sistemini yatıştırıcı, hafızayı güçlendirici, idrar söktürücü ve kabız yapıcı etkileri de var. Kalp ve beyne olan kan akışını artırdığı, kalbi düzensiz atışlara karşı koruduğu, kalbin kasılma gücünü artırdığı, kan basıncını dengelediği, çiçeğinin ise zayıflamak için bire bir olduğu biliniyor” bilgisini verdi.

Müfit Onbaşı (DHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Tıklanma: 0

Bizim yönümüz bilim ve şanlı tarihimiz

Türk tarihi dünya tarihinin temelini, gelişmesini ve geleceği inşasını gösterir. Türklerin tarih sahnesinde olmadığını varsayarsak dünya tarihi boş bir kağıt parçası haline gelir. Atın evcilleştirilmesi, kadın hakları( kadının kurultayda, yönetimde söz sahibi olması), zulmedenin cezalandırılması, mazlumun korunması, savaş hukuku gibi konular Türk tarihinde bütün dünya devletleri tarihinden önce hayata geçirilmiş ve uygulanmıştır. Türkler bu gelişmeleri yaşarken Avrupa tarihi bağnaz, üç beş seçilmişin(soylunun) hegemonyasında açlık, kölelik ve zulmü yaşamaktaydı. Özendiğiniz Avrupa’nın özenilecek nesi var ki. Medeniyet dersen kendi tarihine bak, temizlik dersen kendi tarihine bak, bilim dersen kendi tarihine bak( el cezeri, Biruni, Farabi, Harezmi, Ali Kuşçu, Takiyüddin, Nizamül mülk, Tonyukuk, İbnül Heysem). Dünya medeniyetlerin çoğu bu bilim insanlarının keşiflerini, çalışmalarını araştırıp uygular iken biz neden Avrupa’dan alalım. Kendimize geldiğimizde tarihimize baktığımızda nasıl Selçuk Bayraktar’ların, Necmettin Erbakan’ların, Nuri Killigil’lerin, Mahmut Faruk Akşitlerin yetişeğini görüyoruz. Yönümüz ne batıdır ne doğu, yönümüz bilim ve köklü tarihimiz olmalıdır. Hepinize selamlar, sağlıcakla kalın….

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.