Ankara
İmsak 05:36
Güneş 06:59
Öğle 13:03
İkindi 16:21
Akşam 18:58
Yatsı 20:16
İmsaka kalan --:--
Tıklanma: 0

ankara cubuk akkuzulu

blank

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yorumlar

  1. Akın Rüyaoğlu

    Öncelikle; tarla ve bahçelerde çalışıp bize taze ve doğal ürün yetiştiren çiftçi kardeşlerimize, sonra da bu güzellikleri bizimle paylaşan “akkuzulu.com” yöneticilerine teşekkürü bir borç bilirim. Akkuzulu Mahallesi son zamanlarda sulu tarım alanında yakaladığı başarı ile takdire şayandır. Resimde gördüğüz sahne inanılmaz güzel bir sahnedir. Anladığım kadarıyla tarlada çalışan kişiler bir ailenin üyesi. Görünen o ki tam bir sinerji (eşgüdüm) mevcuttur. Resmin ötesinde bilgisayarın ekranından bir samimiyet ve güven süzülüyor. Çünkü tarlada çalışanlar sebze fidelerini adeta okşuyor, onlarla konuşuyorlar. Herhalde Akkuzulu Domatesleri’ni bu kadar lezzetli yapan şey bu muhabbettir. Zaten hangi alanda olursa olsun en güzel ürünler sevgi ve muhabbetin eşlik ettiği üretimden geçen ürünlerdir. Resimdeki domateslerin sarı çiçeklerini gördüğümde adeta kokusunu hisseder gibi oldum. Zamanla bu çiçekler meyveye duracak, yeşil meyveleri olacak ve nihayetinde güneşin bu yeşil meyveleri pişirmesiyle güzelim domatesler oluşacak. Hava, su, toprak ve güneşin aşkıyla öyle güzel ürünler olacak ki; belirli bir dönem salata olarak, yemeklerimizde taze olarak ve salça olarak; hayatımıza renk ve tat katacaklar. Şunu da unutmamak gerekir ki Akkuzulu Mahallesi’nin domateslerinin yanında daha nice taze, doğal ve sonsuz güzellikteki meyve ve sebzeleri vardır. Eğer imkânınız varsa gidip yakından görmenizi, dokunmanızı tavsiye ederim. Eminin pişman olmayacaksınız.
    “Bu güzel sebzeleri ve meyveleri bize nimet olarak sunan Yüce Mevla’ma ne kadar şükretsek azdır. “

blank
Tıklanma: 3

Bizim yönümüz bilim ve şanlı tarihimiz

Türk tarihi dünya tarihinin temelini, gelişmesini ve geleceği inşasını gösterir. Türklerin tarih sahnesinde olmadığını varsayarsak dünya tarihi boş bir kağıt parçası haline gelir. Atın evcilleştirilmesi, kadın hakları( kadının kurultayda, yönetimde söz sahibi olması), zulmedenin cezalandırılması, mazlumun korunması, savaş hukuku gibi konular Türk tarihinde bütün dünya devletleri tarihinden önce hayata geçirilmiş ve uygulanmıştır. Türkler bu gelişmeleri yaşarken Avrupa tarihi bağnaz, üç beş seçilmişin(soylunun) hegemonyasında açlık, kölelik ve zulmü yaşamaktaydı. Özendiğiniz Avrupa’nın özenilecek nesi var ki. Medeniyet dersen kendi tarihine bak, temizlik dersen kendi tarihine bak, bilim dersen kendi tarihine bak( el cezeri, Biruni, Farabi, Harezmi, Ali Kuşçu, Takiyüddin, Nizamül mülk, Tonyukuk, İbnül Heysem). Dünya medeniyetlerin çoğu bu bilim insanlarının keşiflerini, çalışmalarını araştırıp uygular iken biz neden Avrupa’dan alalım. Kendimize geldiğimizde tarihimize baktığımızda nasıl Selçuk Bayraktar’ların, Necmettin Erbakan’ların, Nuri Killigil’lerin, Mahmut Faruk Akşitlerin yetişeğini görüyoruz. Yönümüz ne batıdır ne doğu, yönümüz bilim ve köklü tarihimiz olmalıdır. Hepinize selamlar, sağlıcakla kalın….

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Yorumlar

  1. Akın Rüyaoğlu

    Öncelikle; tarla ve bahçelerde çalışıp bize taze ve doğal ürün yetiştiren çiftçi kardeşlerimize, sonra da bu güzellikleri bizimle paylaşan “akkuzulu.com” yöneticilerine teşekkürü bir borç bilirim. Akkuzulu Mahallesi son zamanlarda sulu tarım alanında yakaladığı başarı ile takdire şayandır. Resimde gördüğüz sahne inanılmaz güzel bir sahnedir. Anladığım kadarıyla tarlada çalışan kişiler bir ailenin üyesi. Görünen o ki tam bir sinerji (eşgüdüm) mevcuttur. Resmin ötesinde bilgisayarın ekranından bir samimiyet ve güven süzülüyor. Çünkü tarlada çalışanlar sebze fidelerini adeta okşuyor, onlarla konuşuyorlar. Herhalde Akkuzulu Domatesleri’ni bu kadar lezzetli yapan şey bu muhabbettir. Zaten hangi alanda olursa olsun en güzel ürünler sevgi ve muhabbetin eşlik ettiği üretimden geçen ürünlerdir. Resimdeki domateslerin sarı çiçeklerini gördüğümde adeta kokusunu hisseder gibi oldum. Zamanla bu çiçekler meyveye duracak, yeşil meyveleri olacak ve nihayetinde güneşin bu yeşil meyveleri pişirmesiyle güzelim domatesler oluşacak. Hava, su, toprak ve güneşin aşkıyla öyle güzel ürünler olacak ki; belirli bir dönem salata olarak, yemeklerimizde taze olarak ve salça olarak; hayatımıza renk ve tat katacaklar. Şunu da unutmamak gerekir ki Akkuzulu Mahallesi’nin domateslerinin yanında daha nice taze, doğal ve sonsuz güzellikteki meyve ve sebzeleri vardır. Eğer imkânınız varsa gidip yakından görmenizi, dokunmanızı tavsiye ederim. Eminin pişman olmayacaksınız.
    “Bu güzel sebzeleri ve meyveleri bize nimet olarak sunan Yüce Mevla’ma ne kadar şükretsek azdır. “