Ankara
İmsak 05:36
Güneş 06:59
Öğle 13:03
İkindi 16:21
Akşam 18:58
Yatsı 20:16
İftara son --:--
blank
Tıklanma: 3

Sondaj Çalışanları Doğada Zorlu Hayat Mücadelesi Veriyor

Çubuk’un değişik bölgelerden su çıkartmak için çalışan hemşehrimize ait Cansu Sondaj çalışanları zorlu yaşam mücadelesi vererek geçimlerini sağlıyor.

Dağda ve ovada su sondajı yapan sondörler, bir taraftan adete zor doğa şartlarıyla hayat mücadelesi verirken, bir taraftan da su ve çamurla savaş veriyor.

Baba mesleği olan su sondaj işini 10 yıldır yaptığını belirten 25 yaşında Erkan Can: “Dünyanın en zor işleri arasındaki sondaj işini yapıyoruz. Suyu çıkarmak göründüğü gibi kolay değil. Bizim mesleğimizi ve nasıl yapıldığını çoğu kimse bilmiyor. Suyun olduğu her türlü bölgede suyu gün yüzüne çıkarmak için zor uğraşlar veriyoruz. Arazi yapısı zor olduğu için işimizde gerçekten çok zor. Gece gündüz buradayız, burada kalıyor, yiyecek ve içeceğimizi burada temin ediyoruz. Bu iş çok emek isteyen bir iş. Buraya uyum sağlamak bu şartlarda çalışmak zor, aldığımız paranın hakkını vermeye çalışıyoruz. Çalıştığımız görenler bize hak veriyorlar. İşimizin sonunda suyu çıkarınca gülen mutlu insanları görünce bizde mutlu oluyoruz” diye konuştu.

22 yıldır sondaj ustası sondör olan 39 yaşındaki Hüseyin Killik: “ Buraya ekmek parası için Konya’dan geldim. Bizim için mesai merhumu yok. Tek amacımız suyu bulmak. Çocukluğumdan bu yana hayatım böyle yerlerde çalışarak geçti. Ailemin geçimini mecbur çalışmak zorundayım. Buralarda çalışarak çocuklarımı okutmaya çalışıyorum. Kışın 3 ay memlekete gidiyoruz ve orada dinleniyoruz. Daha sonra tekrar çalışmaya geliyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Tıklanma: 0

Bizim yönümüz bilim ve şanlı tarihimiz

Türk tarihi dünya tarihinin temelini, gelişmesini ve geleceği inşasını gösterir. Türklerin tarih sahnesinde olmadığını varsayarsak dünya tarihi boş bir kağıt parçası haline gelir. Atın evcilleştirilmesi, kadın hakları( kadının kurultayda, yönetimde söz sahibi olması), zulmedenin cezalandırılması, mazlumun korunması, savaş hukuku gibi konular Türk tarihinde bütün dünya devletleri tarihinden önce hayata geçirilmiş ve uygulanmıştır. Türkler bu gelişmeleri yaşarken Avrupa tarihi bağnaz, üç beş seçilmişin(soylunun) hegemonyasında açlık, kölelik ve zulmü yaşamaktaydı. Özendiğiniz Avrupa’nın özenilecek nesi var ki. Medeniyet dersen kendi tarihine bak, temizlik dersen kendi tarihine bak, bilim dersen kendi tarihine bak( el cezeri, Biruni, Farabi, Harezmi, Ali Kuşçu, Takiyüddin, Nizamül mülk, Tonyukuk, İbnül Heysem). Dünya medeniyetlerin çoğu bu bilim insanlarının keşiflerini, çalışmalarını araştırıp uygular iken biz neden Avrupa’dan alalım. Kendimize geldiğimizde tarihimize baktığımızda nasıl Selçuk Bayraktar’ların, Necmettin Erbakan’ların, Nuri Killigil’lerin, Mahmut Faruk Akşitlerin yetişeğini görüyoruz. Yönümüz ne batıdır ne doğu, yönümüz bilim ve köklü tarihimiz olmalıdır. Hepinize selamlar, sağlıcakla kalın….

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.