Ankara
İmsak 05:34
Güneş 06:57
Öğle 13:03
İkindi 16:22
Akşam 18:59
Yatsı 20:17
İftara son --:--
blank
Tıklanma: 6

Çubuk’ta Neler Olmuş Neler?

Çubuk’a yapılan yatırımlarla ilçe nereye gidiyor, büyüyor mu küçülüyor mu?

Peki, Çubuk’un kazandıkları bunlar ise bizim kaybettiklerimiz neler?

Öncelikle bunları düşünmeliyiz.

Bunlar belki göze gelmeyen farkına varamadığımız büyük yatırımlar. Düşününce “vay be hakikaten neler yapılmış da biz fark edememişiz” dedirten cinsten eserler.

Bunlara hizmet yarışı da diyebiliriz.

Yol medeniyet değil midir? Büyük şehre gidip gelirken alınan keyif, görülen manzara çok şeye değiyor bazen. Ticaret ve ekonomideki hareketlilik, kalkınma, insanların burayı tercih etme sebepleri başında geliyor. Bunlar belki de yapılması gereken hizmetler ve hepsi huzurun ve refahın bir işareti belki de.

Böylece bize yapana değil de yapılana sahip çıkmak düşüyor.

Birileri bir şeyler yaparken biz neden duruyoruz. Hani derler ya “çenen değil elin çalışsın” sanırım şimdi tam da sözün bittiği an. Yıllardır yapılamayan yerin altına ve üstüne gömülen sermaye.

O ne yaptı, bu ne yaptı, şu ne yaptı kavgasını bırakalım. Madem öyle “sen ne yaptın” yani kendi kendimize “ben ne yaptım” dememiz gerekmiyor mu?

Sen işini düzgün yaptın mı?

Eleştiri yapmak yerine eser yapma endişesine düşmeli, gelecek nesle hep birlikte bir şeyler bırakmalıyız. Planlarımızı günü birlik yani günü kurtarma derdinde değil de uzun yıllara dökmeliyiz. Herkesin çetrefilli bir hayatı var. Yemek, içmek, gezmek, uyumak- ha bir de cep telefonu ve internet de eklendi- bunu yaşayıp gidiyoruz. Karpuz bile giderken çekirdeklerini bırakıyor. Peki ya biz…

Bütün bunlar “Eşek ölür semeri; yiğit ölür, eseri kalır.” atasözünü ön plana çıkarıyor. Yiğit olmak en güzeli değil mi?

İlçemize yapılan yatırımlardan bazıları:

Halil Şıvgın Hastanesi, Parklar, halı sahalar, köprüler, Çubuk Emniyet binası, Samanyolu Koleji, Yükselen Koleji, Aksoy Koleji gibi özel kolejler, Eğitim uygulama, Ahi Evran Meslek Lisesi gibi yeni okullar, Kredi Yurtlar Kurumu ve Gazi Üniversitesine yapılan öğrenci yurdu, sera kent, özel dershaneler, özel oto galerileri, pis ve temiz su arıtma tesisleri, özel kız ve erkek yurtları, YBÜ, Ahi Evran Sanayi Sitesi, Çubuk Aile Yaşam Merkezi,  Hanımlar Lokali, Alt yapı, yol, Toki, Aile Toplum Merkezi, şefkat evi, bilgi evi, adliye, özel avm, özel kuruluşların yaptığı yatırımlar, Gazi Üniversitesi, Bekir Ağalar Konağı, Yeni terminal, İlçeye kazandırılanların aklıma geleni sırayla yazdım. Unuttuklarım varsa af ola.

İlçeye yapılan özel ve resmi kuruluşların yaptığı yatırımlar küçümsenmeyecek kadar büyük. İlçede görünen potansiyeli birileri görüyor da, biz mi görmüyoruz. Kimse farkında olmasa da ilçede büyük derecede aksiyon var. Çubuk gün geçtikçe gelişiyor, büyüyor sürekli aksiyon artıyor. Mesele de önemli olan beyne ve bedene verdiğimiz enerji ne derecede? Gelin ilçemize yapılanlara hep beraber sahip çıkalım.

Sağlıcakla kalın…

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Tıklanma: 3

Bizim yönümüz bilim ve şanlı tarihimiz

Türk tarihi dünya tarihinin temelini, gelişmesini ve geleceği inşasını gösterir. Türklerin tarih sahnesinde olmadığını varsayarsak dünya tarihi boş bir kağıt parçası haline gelir. Atın evcilleştirilmesi, kadın hakları( kadının kurultayda, yönetimde söz sahibi olması), zulmedenin cezalandırılması, mazlumun korunması, savaş hukuku gibi konular Türk tarihinde bütün dünya devletleri tarihinden önce hayata geçirilmiş ve uygulanmıştır. Türkler bu gelişmeleri yaşarken Avrupa tarihi bağnaz, üç beş seçilmişin(soylunun) hegemonyasında açlık, kölelik ve zulmü yaşamaktaydı. Özendiğiniz Avrupa’nın özenilecek nesi var ki. Medeniyet dersen kendi tarihine bak, temizlik dersen kendi tarihine bak, bilim dersen kendi tarihine bak( el cezeri, Biruni, Farabi, Harezmi, Ali Kuşçu, Takiyüddin, Nizamül mülk, Tonyukuk, İbnül Heysem). Dünya medeniyetlerin çoğu bu bilim insanlarının keşiflerini, çalışmalarını araştırıp uygular iken biz neden Avrupa’dan alalım. Kendimize geldiğimizde tarihimize baktığımızda nasıl Selçuk Bayraktar’ların, Necmettin Erbakan’ların, Nuri Killigil’lerin, Mahmut Faruk Akşitlerin yetişeğini görüyoruz. Yönümüz ne batıdır ne doğu, yönümüz bilim ve köklü tarihimiz olmalıdır. Hepinize selamlar, sağlıcakla kalın….

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.