Ankara
İmsak 05:34
Güneş 06:57
Öğle 13:03
İkindi 16:22
Akşam 18:59
Yatsı 20:17
İftara son --:--
blank
Tıklanma: 0

Çubuklu Üreticiler Ayrancı Pazarında

Çankaya Belediyesi’nin kırsal üretime ve üreticiye verdiği destekle Kalecik, Ayaş, Güdül ve Çubuklu çiftçiler, Ayrancı Semt Pazarı’nda Ankaralı tüketicilerle buluşuyor.

Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ın yeni toplumcu belediyecilik ilkeleri çerçevesinde hayata geçirdiği ve başarıyla uygulanmasına büyük önem verdiği kır-kent dayanışmasına ilişkin çalışmalar, değişik alanlarda hayata geçirilen projelerle büyüyor. Ankara’nın çevresinde halen tarımsal üretim yapılan yerlerdeki üreticilerin daha geniş bir pazar, Başkentlilerin de sağlıklı, uygun fiyatlı ve taze ürüne ulaşabilmesi açısından ‘Ankara Köylü Üreticiler Pazarı’ fikrini uygulamaya koyan Çankaya Belediyesi, ilk adımları Ayrancı Semt Pazarı’nda attı. İki haftadan beri Ayrancı Semt Pazarı’nda deneme amaçlı tezgah açan çiftçiler, halkın ilgisinden memnun. Ayrancı Organik Gıda Pazarı’nın kurulduğu pazar günleri tezgah açan üreticiler, bahçelerinden getirdikleri ürünleri Başkentlilerin damak tadına sunuyorlar.

KÖY ÜRÜNLERİ TÜKETİCİYE SUNULUYOR

Pazarda ilk olarak üretici belgesi olan 10 civarında köylü tezgah açtı. Sabah erken saatlerde pazar alanına gelen köylüler, sertifikalı tarım yapmadıkları için ürünlerine organik denemeyeceği bilgisini tüketiciye sürekli hatırlatıyor. Üreticiler, “Burada sattığımız ürünler, kendi bağımızda bahçemizde yetişen, evde tükettiğimiz ve ilçe pazarında sattığımız ürünler. Biz çok büyük alanlarda çok büyük miktarlarla ifade edilecek tarım yapmıyoruz. Miktar ve çeşit olarak kısıtlı olduğumuz ve sadece mevsim meyve-sebzelerini üretip satabildiğimiz için bunu tüketiciye söylüyoruz. Biz sertifikalı tarım yapmıyoruz, ürünlerimizi doğal yollarla ve çoğu zaman zirai gübre olmadan yetiştiriyoruz ancak bu da organik ürün demek için yeterli değil. Dolayısıyla Ayrancı pazarını organik pazarla paylaştığımızdan da müşterilerin kafası karışmasın ve kendilerini kandırılmış hissetmesinler diye daha onlar sormadan ürünlerimizin organik değil doğal, köy ürünü olduğunu söylüyoruz” dediler.

ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANI TANIK’TAN ÜRETİCİLERE DAVET

Daha önce birkaç değişik pazaryerinde deneme amaçlı tezgah açtıklarını ancak girişimlerin başarılı olmadığını kaydeden köylüler, “Biz buraya Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık’ın daveti ve girişimleriyle geldik. Kendisi bize bu pazarda yer gösterdi, pazardaki diğer esnaf da nezaketle yaklaştı. Amacımız çok para kazanmak değil, zaten o kadar ürünümüz yok. Hal esnafı değiliz, oradan mal almıyoruz. Bağımızda bahçemizde ürettiğimizin bir kısmını Ankara’da satıyoruz” ifadelerini kullandılar.

Köylü üreticiyi destekleyen projeyi başarılı bulduklarını ve uygulamanın oturması için zamana ihtiyaç duyduklarını belirten üreticiler, “Kanun, pazaryerlerinde toplam tezgah sayısının yüzde 20’sinin köylü üreticilere ayrılmasını öngörüyor. Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık, hem köylü üreticilerin hem de kentli tüketicilerin faydasına olan bu kararı uygulamaya koydu. Kendisine teşekkür ederiz” dediler.

Kalecik, Güdül, Ayaş ve Çubuk’tan gelen köylülerin meyve-sebze, şarküteri ürünleri ve çeşitli gıda maddelerini satışa sunduğu Köylü Üreticileri Pazarı, her ayın birinci pazar günü hariç Ayrancı Semt Pazarı’nda açılıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Tıklanma: 3

Bizim yönümüz bilim ve şanlı tarihimiz

Türk tarihi dünya tarihinin temelini, gelişmesini ve geleceği inşasını gösterir. Türklerin tarih sahnesinde olmadığını varsayarsak dünya tarihi boş bir kağıt parçası haline gelir. Atın evcilleştirilmesi, kadın hakları( kadının kurultayda, yönetimde söz sahibi olması), zulmedenin cezalandırılması, mazlumun korunması, savaş hukuku gibi konular Türk tarihinde bütün dünya devletleri tarihinden önce hayata geçirilmiş ve uygulanmıştır. Türkler bu gelişmeleri yaşarken Avrupa tarihi bağnaz, üç beş seçilmişin(soylunun) hegemonyasında açlık, kölelik ve zulmü yaşamaktaydı. Özendiğiniz Avrupa’nın özenilecek nesi var ki. Medeniyet dersen kendi tarihine bak, temizlik dersen kendi tarihine bak, bilim dersen kendi tarihine bak( el cezeri, Biruni, Farabi, Harezmi, Ali Kuşçu, Takiyüddin, Nizamül mülk, Tonyukuk, İbnül Heysem). Dünya medeniyetlerin çoğu bu bilim insanlarının keşiflerini, çalışmalarını araştırıp uygular iken biz neden Avrupa’dan alalım. Kendimize geldiğimizde tarihimize baktığımızda nasıl Selçuk Bayraktar’ların, Necmettin Erbakan’ların, Nuri Killigil’lerin, Mahmut Faruk Akşitlerin yetişeğini görüyoruz. Yönümüz ne batıdır ne doğu, yönümüz bilim ve köklü tarihimiz olmalıdır. Hepinize selamlar, sağlıcakla kalın….

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.