Ankara
İmsak 05:36
Güneş 06:59
Öğle 13:03
İkindi 16:21
Akşam 18:58
Yatsı 20:16
İftara son --:--
blank
Tıklanma: 0

Kalp Dostu Alıç Şehre İndi

Çubuk’un dağ köylerinde yetişen alıç meyvesi şehir merkezinde satışa sunuldu.

Çubuk’un Karadana, Bodurlar, Dedeler, Küçükali, Eskiçöte, Camili, Elveren gibi yüksek dağ köylerinde yetişen kış mevsimin habercisi olarak bilinen alıç meyvesi toplanıp köylüler tarafından satılmaya başladı.

Daha çok kayalık yerlerdeki çalılıklar içinde ve ormanlarda yetişen kırmızı ve sarımsı renkte olan alıç, sonbahar mevsiminde vatandaşların rağbet ettiği meyveler arasında yer alıyor.

Alıçı tesbih şeklinde dizip halka şeklinde tanesini 1 TL’den satan Yılmaz Garip, satışlardan oldukça memnun olduğunu belirterek, “ Ben ilçemizin değişik köylerinden getirdiğim alıç meyvesini 30 yıldır satıyorum. Vatandaşlar alıca yoğun ilgi gösteriyor. Çok faydalı kalp dostu olarak bilinen bir meyve olduğu herkes tarafından biliniyor”  dedi.

Alıcın 10 metreye kadar yükselebilen, dikenli, beyaz veya pembe çiçekli bir ağaç olduğunu, meyvelerinin ise 6-10 milimetre çapında, esmer veya kırmızı renkli olduğunu ve hakkında birçok bilgi öğrendiğini belirten Garip, “Alıç, hafif ekşimsi lezzetli bir meyvedir. Alıçı daha çok kalp ve damar hastaları tercih etmekte. Sinir sistemini yatıştırıcı, hafızayı güçlendirici, idrar söktürücü ve kabız yapıcı etkileri de var. Kalp ve beyne olan kan akışını artırdığı, kalbi düzensiz atışlara karşı koruduğu, kalbin kasılma gücünü artırdığı, kan basıncını dengelediği, çiçeğinin ise zayıflamak için bire bir olduğu biliniyor” bilgisini verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

blank
Tıklanma: 0

Bizim yönümüz bilim ve şanlı tarihimiz

Türk tarihi dünya tarihinin temelini, gelişmesini ve geleceği inşasını gösterir. Türklerin tarih sahnesinde olmadığını varsayarsak dünya tarihi boş bir kağıt parçası haline gelir. Atın evcilleştirilmesi, kadın hakları( kadının kurultayda, yönetimde söz sahibi olması), zulmedenin cezalandırılması, mazlumun korunması, savaş hukuku gibi konular Türk tarihinde bütün dünya devletleri tarihinden önce hayata geçirilmiş ve uygulanmıştır. Türkler bu gelişmeleri yaşarken Avrupa tarihi bağnaz, üç beş seçilmişin(soylunun) hegemonyasında açlık, kölelik ve zulmü yaşamaktaydı. Özendiğiniz Avrupa’nın özenilecek nesi var ki. Medeniyet dersen kendi tarihine bak, temizlik dersen kendi tarihine bak, bilim dersen kendi tarihine bak( el cezeri, Biruni, Farabi, Harezmi, Ali Kuşçu, Takiyüddin, Nizamül mülk, Tonyukuk, İbnül Heysem). Dünya medeniyetlerin çoğu bu bilim insanlarının keşiflerini, çalışmalarını araştırıp uygular iken biz neden Avrupa’dan alalım. Kendimize geldiğimizde tarihimize baktığımızda nasıl Selçuk Bayraktar’ların, Necmettin Erbakan’ların, Nuri Killigil’lerin, Mahmut Faruk Akşitlerin yetişeğini görüyoruz. Yönümüz ne batıdır ne doğu, yönümüz bilim ve köklü tarihimiz olmalıdır. Hepinize selamlar, sağlıcakla kalın….

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.